Blog

Yazılarım

Blog yazılarımı aşağıdaki bölümden okuyabilirsiniz.

OEE Gerçekten Neyi Ölçüyor? (Ve Neyi Kaçırıyor?)

Dr. Lütfi Apilioğulları

OEE (Overall Equipment Effectiveness), üretim sistemlerinde ekipman performansını tek bir gösterge ile ifade eden yaygın bir ölçüm aracıdır. Geleneksel yaklaşımda OEE; erişilebilirlik (availability), performans (performance) ve kalite (quality) olmak üzere üç temel bileşene dayanır ve bu bileşenler TPM kapsamında tanımlanan altı büyük ekipman kaybını temsil eder. Bu yapı sayesinde üretim performansı sade, anlaşılır ve ölçülebilir bir hale gelir.

Ancak gerçek üretim ortamlarında, üretim kesintileri her zaman ekipman kaynaklı değildir. Planlanan üretim süresi içinde yaşanan duruşlar çoğu zaman malzeme eksikliği, operatör bulunamaması veya süreçler arası gecikmeler gibi operasyonel nedenlerden kaynaklanır. Bu durumlarda ekipman teknik olarak çalışabilir durumdadır, ancak üretim gerçekleşmez. Yani problem makinede değil, üretim sisteminin genel işleyişindedir.

Geleneksel OEE modeli bu kritik ayrımı yapamaz. Ekipmandan bağımsız bu tür kesintiler genellikle erişilebilirlik (availability) bileşeni altında değerlendirilir. Farklı nedenlere sahip kayıpların aynı kategoride toplanması performans analizinin doğruluğunu azaltır, hatta yanıltıcı yorumlara yol açabilir.

Bu sorunu aşmak için OEE modeline ek bir boyut kazandırılması önerilmektedir: Kullanım (Utilization – U). Bu boyutun eklenmesiyle birlikte ekipmandan bağımsız kesintiler ayrı bir kategori olarak ele alınabilir ve ekipman performansı daha doğru şekilde değerlendirilebilir. Genişletilmiş model şu şekilde ifade edilir:

OEE = U × A × P × Q

Bu yapı sayesinde üretim kayıpları daha net bir şekilde ayrıştırılabilir:

  • U (Utilization) → ekipmandan bağımsız kesintileri gösterir (malzeme eksikliği, operatör yokluğu vb.)
  • A (Availability) → sadece gerçek ekipman duruşlarını içerir (arızalar, kurulumlar)
  • P (Performance) → ekipmanın çalışma hızını ve verimliliğini ifade eder (hız kayıpları, küçük duruşlar)
  • Q (Quality) → üretilen ürünlerin kalitesini gösterir (hatalı ürünler, yeniden işleme)

Böylece her problem doğru kaynağıyla ele alınabilir.

Sonuç olarak bu yaklaşım, OEE’nin temel yapısını değiştirmez; ancak onu çok daha anlamlı ve güçlü bir analiz aracına dönüştürür. Nihai OEE değeri aynı kalsa bile, bu değerin arkasındaki nedenler artık çok daha net şekilde görülebilir. Bu da daha doğru kararlar alınmasını ve daha etkili iyileştirme çalışmalarının yapılmasını sağlar.

Dr. Lütfi Apilioğulları

Yönetim Danışmanı Lean | Agile | Digital​

Yirmi yılı aşan iş deneyiminde Mühendislik Müdürü, Operasyonel Mükemellik Direktörü ve Genel Müdür rolleri almıştır. Uzun yıllar Japon Sensei’ler ile birlikte çalışarak, kendisini “Toyota Üretim ve Yönetim Sistemleri”, “Çevik Üretim” ve “Tedarik Zinciri Yönetimi” konularında geliştirmiş ve sahada edindiği deneyimlere “Tedarik Zinciri Yönetimi” alanında doktora yaparak akademik bakış açısı da eklemiştir.

Farklı sektörlerdeki işletmelerde birçok dönüşüm / değişim sürecine sıra dışı danışmanlık metodolojisi ile liderlik eden Apilioğulları, 2010 yılından bu yana kendi kurmuş olduğu Lean Ofis danışmanlık şirketinde yerli / yabancı firmalara operasyonel mükemmellik, yalın dönüşüm, tedarik zinciri yönetimi, dijital dönüşüm ve değişim yönetimi konularında stratejik yönetim ve uygulama danışmanlığı hizmetleri vermektedir.

Fenerbahçe ve Bahçeşehir Üniversitelerinde de dersler veren Apilioğulları’nın üretim süreçleri ile ilgili yayımlanmış bir çok makale ve kitapları bulunmaktadır.

İletişim Bilgilerim

E-posta Adresim

akademi@leanofis.com

Dr. Lütfi Apilioğulları