Blog

Yazılarım

Blog yazılarımı aşağıdaki bölümden okuyabilirsiniz.

Operasyonel Yetkinlik KPI’ı Olarak Skill Matrix Yaklaşımı

Dr. Lütfi Apilioğulları

Organizasyonların yaptığı en yaygın hatalardan biri, Skill Matrix sistemlerini yalnızca statik bir İK envanteri olarak kullanmaktır. Birçok şirkette bu yapılar sadece “kim hangi süreci biliyor” bilgisini göstermek amacıyla oluşturulmakta, ancak operasyonel performans, eğitim etkinliği ve çalışan gelişimi ile doğrudan ilişkilendirilmemektedir. Bu nedenle sistem gerçek bir yönetim aracına dönüşememekte, çoğu zaman yalnızca raporlama amacıyla kullanılan bir tablo olarak kalmaktadır.

Yüksek performanslı organizasyonlar ise daha entegre bir yaklaşım kullanmaktadır. Bu yapılarda iş hedefleri, operasyonel yetkinlikler, değerlendirme kriterleri, eğitim sistemleri ve çalışan gelişimi birbiriyle bağlantılı şekilde yönetilir. Böylece Skill Matrix yalnızca bir değerlendirme aracı değil, sürekli gelişimi destekleyen operasyonel bir yetkinlik yönetim sistemine dönüşür.

Süreç, organizasyon hedefleri doğrultusunda kritik yetkinliklerin belirlenmesiyle başlar. Her yetkinlik için ölçülebilir değerlendirme kriterleri tanımlanır ve çalışanlar bu kriterler üzerinden değerlendirilir. Böylece yetkinlikler ölçülebilir veriye dönüşür; görünür, karşılaştırılabilir ve takip edilebilir hale gelir. Bu yapı sayesinde organizasyon genelinde süreç bazlı yetkinlik seviyeleri, takım yetkinlik ortalamaları ve operasyonel gelişim alanları net şekilde görülebilir.

Ancak gerçek değer, değerlendirme sonuçlarının gelişim aksiyonlarına dönüşmesiyle ortaya çıkar. Güçlü modellerde her değerlendirme kriteri doğrudan ilgili eğitimlerle ilişkilendirilir. Eksik olan her yetkinlik otomatik olarak bir gelişim ihtiyacına dönüşür. Böylece eğitimler genel katılım amacıyla değil, belirli yetkinlik boşluklarını kapatmak için planlanır. Bu yaklaşım eğitim sistemini daha hedef odaklı, ölçülebilir ve operasyonel etkiye sahip hale getirir.

Üretim operasyonlarında etkili bir gelişim modeli ise mutlaka 10–20–70 öğrenme yaklaşımı ile desteklenmelidir:

  • %10 formal eğitim,
  • %20 mentorluk ve koçluk,
  • %70 iş başı uygulamalı öğrenme.

Gerçek yetkinlik gelişimi büyük ölçüde saha uygulamalarıyla gerçekleştiği için; mentorluk, kontrollü operasyon uygulamaları ve iş başı öğrenme sistemin temel parçaları haline gelir. Böylece teorik bilgi gerçek operasyonel davranışa dönüşür.

Bu sistemin sürdürülebilir çalışabilmesi için değerlendirme ve akreditasyon süreçlerinin de operasyon bazlı yönetilmesi gerekir. Yetkinlik gelişimi yalnızca eğitim tamamlamakla değil, gerçek operasyon ortamında yetkinliğin gösterilmesiyle doğrulanmalıdır. Bu nedenle değerlendirmeler yalnızca İK tarafından değil; süreç sorumluları, supervisor’lar veya eğitimi veren ekipler tarafından yapılmalıdır. Böylece sistem teorik bilgiyi değil, gerçek operasyonel yeterliliği ölçer hale gelir.

Zaman içerisinde bu yapı organizasyon genelinde bir “operasyonel yetkinlik yönetim sistemi” oluşturur. Yetkinlik ortalamaları, akreditasyon oranları, süreç bazlı competency skorları ve çapraz yetkinlik seviyeleri organizasyonun operasyonel yetkinlik index göstergelerine dönüşür. Bu göstergeler yönetime operasyonel dayanıklılık, insan kaynağı riski, uzman bağımlılığı ve gelişim ihtiyaçları konusunda güçlü görünürlük sağlar.

Bu model aynı zamanda saha liderlerinin rolünü de dönüştürür. Supervisor’lar ve bölüm liderleri artık yalnızca üretim çıktılarından değil, ekiplerinin yetkinlik gelişiminden de sorumlu hale gelir. Takım yetkinlik ortalamaları, akreditasyon oranları ve gelişim ilerlemesi liderlik KPI’ları arasında yer almaya başlar. Aynı şekilde çalışanlar da kendi operasyonel gelişimlerinden ve kariyer yetkinliklerinden sorumlu hale gelir.

Sonuç olarak güçlü bir Skill Matrix + Skorlama + Eğitim Gelişim Modeli; mevcut yetkinliği ölçen, yetkinlik boşluklarını belirleyen ve hedef odaklı gelişimi yönlendiren kapalı döngü bir operasyonel yetkinlik yönetim sistemi oluşturur. Böylece organizasyonlar operasyonel yetkinliği de stratejik bir iş varlığı olarak yönetmeye başlar.

Dr. Lütfi Apilioğulları

Yönetim Danışmanı Lean | Agile | Digital​

Yirmi yılı aşan iş deneyiminde Mühendislik Müdürü, Operasyonel Mükemellik Direktörü ve Genel Müdür rolleri almıştır. Uzun yıllar Japon Sensei’ler ile birlikte çalışarak, kendisini “Toyota Üretim ve Yönetim Sistemleri”, “Çevik Üretim” ve “Tedarik Zinciri Yönetimi” konularında geliştirmiş ve sahada edindiği deneyimlere “Tedarik Zinciri Yönetimi” alanında doktora yaparak akademik bakış açısı da eklemiştir.

Farklı sektörlerdeki işletmelerde birçok dönüşüm / değişim sürecine sıra dışı danışmanlık metodolojisi ile liderlik eden Apilioğulları, 2010 yılından bu yana kendi kurmuş olduğu Lean Ofis danışmanlık şirketinde yerli / yabancı firmalara operasyonel mükemmellik, yalın dönüşüm, tedarik zinciri yönetimi, dijital dönüşüm ve değişim yönetimi konularında stratejik yönetim ve uygulama danışmanlığı hizmetleri vermektedir.

Fenerbahçe ve Bahçeşehir Üniversitelerinde de dersler veren Apilioğulları’nın üretim süreçleri ile ilgili yayımlanmış bir çok makale ve kitapları bulunmaktadır.

İletişim Bilgilerim

E-posta Adresim

akademi@leanofis.com

Dr. Lütfi Apilioğulları